Uzmanlardan sel sonrası kentsel planlama uyarısı
İstanbul'daki sel felaketinin ardından Prof. Dr. İlhan Tekeli ve Prof. Dr. Burak Hamza Eryiğit, yanlış yapılaşma ve plansız kentleşmenin afet riskini artırdığını belirtti.
İstanbul'da yaşanan son sel felaketi, kentlerin iklim değişikliği ve aşırı hava olaylarına karşı ne kadar hazırlıklı olduğu sorusunu yeniden gündeme getirdi. Prof. Dr. İlhan Tekeli, sel felaketini iklim değişikliğiyle ilişkilendirerek kısa sürede düşen yağış miktarının arttığını vurguladı.
Tekeli, "İstanbul'da yaşanan son sel felaketi üzerinden değerlendirdiğimizde, iklim değişikliğine bağlı olarak afetlerin şiddetli bir şekilde arttığını görüyoruz. Çünkü kısa sürede düşen yağış miktarı yükseldi ve felaketler bundan doğdu. Üstelik bu afetlerin ne zaman ve ne şiddette gerçekleşeceğini öngörmek de güçleşti. Bu sorunu bütün dünya yaşıyor. Ülkeler bu krizden kimisi daha çok kimisi daha az olmak üzere payını alıyor" dedi.
Yanlış yapılaşma riski artırıyor
Tekeli'ye göre asıl sorun yanlış yapılaşma. Binaların ve tesislerin sel güzergâhı üzerine kurulmasının riski katbekat artırdığını belirten Tekeli, "Yapılaşma yerinin yanlış olmasına bağlı olarak bu acı sonuçlarla karşılaşıyoruz. İklim değişikliğine bağlı krizler aynı olmadığı gibi zaman içinde değişiyor. Çözüm ise iklim değişikliğinin ürettiği şartlara göre şekillenmek zorunda. Bu nedenle planlama anlayışı hayati önemini koruduğu gibi herkese eşit bir şekilde uygulanmalı. Örneğin, gelecekte kente düşecek su miktarına uygun kanalizasyon ve altyapı genişletme çalışmalarına ihtiyaç var ve bu yönde adımlar atılıyor" diye konuştu.
Tekeli, insan etkisinin doğanın işleyişine baskın geldiği antropojenik bir dönemde yaşandığını hatırlatarak, karbon salınımını düşürmek için küresel düzeyde yoğun çalışmalar yürütüldüğünü söyledi. Paris Anlaşması'nın bu amaçla uygulandığını ve 2050 yılına kadar net sıfır emisyona ulaşılmasının umulduğunu belirten Tekeli, ancak sonuç alınamadığını ifade etti. Hidrolik, güneş ve rüzgar enerjisi gibi yenilenebilir kaynakların payının artmasının karbon emisyonlarının düşürülmesinde en kritik rolü oynadığını vurguladı.
İstanbul'un imara açılabilecek alanı
Prof. Dr. Burak Hamza Eryiğit, mekansal planların ne kadar etkili ve etkin yapıldığının tartışılması gerektiğini söyledi. Eryiğit, İstanbul'un yüzölçümünün 5462 kilometrekare olduğunu, yerleşim alanlarının toplam alanın yüzde 27'sine, yeşil alanların yaklaşık yüzde 43'üne, sulak alanların yüzde 2,5'ine, tarım alanlarının ise yüzde 17'sine denk geldiğini aktardı.
Bu oranların İstanbul'da hâlihazırda yüzde 10'a yakın imara açılabilecek bir alana işaret ettiğini belirten Eryiğit, "Eğer zamanında bu yüzde 10'luk kısım yani 540 km karelik alan yerleşim açısından doğru planlanmış ve faal şekilde kullanılıyor olsaydı gündüz nüfusu ile 20 milyon olan İstanbul; 1.300 km kare beton havzaya sıkıştırılmamış olacaktı" dedi.
Eryiğit, doğru planlama yapılsaydı 2.000 kilometrekarelik alana yayılan nüfusun sıkılaştırılmış beton stresini yayarak suyun emiliminin kolaylaşacağını, dere yatakları başta olmak üzere sulak alanların tehdit riskinin azaltılabileceğini söyledi. Ayrıca deprem başta olmak üzere diğer afetlere karşı metropolün stres yükünün hafifletileceğini ve insanların yerleşim maliyetlerinin de düşürülmüş olabileceğini vurguladı.
Küresel rekabetin çevresel etkisi
Eryiğit, tarım toplumundan günümüze dünyada ortalama sıcaklık artışının 1,1 santigrat dereceye ve küresel sera gazı emisyonlarının 59 milyar ton karbondioksite ulaştığını belirtti. Bu kirlenmenin temelinde ülkeler ve ülke üstü bölgeler arasındaki siyasi, iktisadi, askeri ve teknolojik rekabetin bulunduğunu söyledi.
Eryiğit, çevresel felaketleri azaltmak amacıyla 1972'de Stockholm'de başlayan politikaların ardından 1987'de Brundtland Raporu, 1992'de Rio Birleşmiş Milletler Çevre ve Kalkınma Konferansı'nın gerçekleştirildiğini hatırlattı. 1997'de Kyoto Protokolü ile sera gazlarının azaltımına ilişkin bağlayıcı hedeflerin, 2015'te ise Paris İklim Anlaşması ile küresel ısınmanın azaltımına ilişkin önemli bir vizyon belgesinin ön plana çıktığını sözlerine ekledi.







