İçeriğe geç
DOLAR 49,6040 Yükseliş +%0,08 EURO 55,7035 Düşüş −%0,07 GRAM ALTIN 6.570,32 Düşüş −%0,05 ÇEYREK ALTIN 10.746,75 Yükseliş %0,00 BORSA ENDEKSİ 11.708,35 Düşüş −%0,76
Gündem

Haberler Gündem

Gürlek: Adalet arayışı her sınırda başlamamalı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, İstanbul'daki OECD Adalete Eşit Erişim Toplantısı'nda yargı reformu, dijitalleşme ve uluslararası adli iş birliğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Haber: Hür ve Türk
Adalet Bakanı Akın Gürlek OECD toplantısında konuşurken

Adalet Bakanı Akın Gürlek, İstanbul'da düzenlenen OECD Adalete Eşit Erişim Toplantısı'nda sınır aşan suçlarla mücadelede ülkelerin ortak hareket etmesi gerektiğini vurguladı. Gürlek, "Adalet arayışı her sınırda yeniden başlamamalıdır" diyerek uluslararası adli yardımlaşma taleplerinin zamanında karşılanması gerektiğine dikkat çekti.

Konuşmasında Gazze'deki gelişmelere de geniş yer ayıran Gürlek, OECD ülkelerine Filistinlilerin haklarını daha güçlü biçimde savunma çağrısında bulundu. Türkiye'nin adalete erişimi güçlendirmeyi demokratik hukuk devletinin öncelikli hedeflerinden biri olarak gördüğünü belirtti.

Yargılamalarda makul süre vurgusu

Adalet sistemlerinin artan iş yükü, karmaşık uyuşmazlıklar ve çeşitlenen suç türleri nedeniyle önemli sorunlarla karşı karşıya olduğunu belirten Gürlek, adalete erişimde yaşanan gecikmelerin yalnızca Türkiye'nin değil birçok ülkenin ortak meselesi olduğunu söyledi. "Bugün en çok karşılaştığımız yargısal sorunlardan biri insanların adalete ulaşmak için uzun süre beklemek zorunda kalmasıdır" dedi.

Yargılamalarda hem titizliğin hem de makul sürenin korunması gerektiğini vurgulayan Gürlek, "Yargılamaların aceleye getirilmeyecek kadar hassas, uzatılmayacak kadar da önemli olduğu konusunda hepimiz hemfikiriz" ifadelerini kullandı.

2025-2029 Yargı Reformu Stratejisi

Türkiye'nin reform çalışmalarını insan onurunu merkeze alan bir yaklaşımla sürdürdüğünü kaydeden Gürlek, 2025-2029 Yargı Reformu Stratejisi kapsamında adalete erişimi kolaylaştıran projelerin hayata geçirildiğini belirtti. Makul sürede yargılanma hakkının güvencelerini artırmayı hedeflediklerini söyleyen Gürlek, adalet sisteminin özellikle toplumdaki en güçsüz bireylerin haklarını etkin biçimde arayabileceği bir yapıya dönüştürülmesinin temel hedefleri arasında bulunduğunu vurguladı.

Yapay zekâ ve dijitalleşme

Yapay zekâ ve dijital teknolojilerin yargı hizmetlerindeki rolüne değinen Gürlek, teknolojinin adalete erişimi kolaylaştıracak şekilde kullanılması gerektiğini söyledi. Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi'nin (UYAP) vatandaş portalı sayesinde kişilerin adliyeye gitmeden dosyalarını takip edebildiğini hatırlattı.

Dijitalleşmenin başarısının, vatandaşların hak arama süreçlerini ne ölçüde kolaylaştırdığına göre değerlendirilmesi gerektiğini belirten Gürlek, "Teknolojinin ve yapay zekânın yargılamada amaç değil, araç olduğunu asla unutmamalıyız" dedi.

Adli yardım ve arabuluculuk desteği

Adalet önünde eşitliğin yalnızca herkese aynı hukuki imkânların sunulmasıyla sağlanamayacağını belirten Gürlek, barolara Hazine kaynaklarından aktarılan payın ve adli yardım bütçesinin artırıldığını söyledi. Ekonomik imkânları yetersiz kişilerin arabuluculuk hizmetlerinden de adli yardım kapsamında yararlanmasının sağlandığını bildirdi. Çocuklar ve kırılgan durumdaki mağdurların adli görüşme odalarında güvenli koşullarda dinlenebildiğine dikkat çekti.

Gazze için uluslararası çağrı

Savaş, işgal ve zulüm nedeniyle yerinden edilen insanların yaşadığı sorunlara değinen Gürlek, İsrailli yasa dışı yerleşimcilerin Filistinlilere ait zeytin ağaçlarını dahi hedef aldığını belirterek bu tür eylemleri durdurabilecek etkili bir küresel adalet sistemine ihtiyaç duyulduğunu söyledi. "İnsanlık onurunun yerle bir edildiği bu manzara karşısında tarih, gelişmiş dünyanın bu vurdumduymazlığına şahitlik edecektir" ifadelerini kullandı.

4 milyonu aşkın sığınmacı

Avrupa Birliği ülkelerinin sığınmacı kotası uyguladığını ifade eden Gürlek, Türkiye'nin ise insan onurunu esas alarak ayrım gözetmeksizin kapılarını açtığını söyledi. Bakan Gürlek, Türkiye'nin kısıtlı imkânlarına rağmen 4 milyonu aşkın sığınmacıya kucak açtığını belirterek bu yaklaşımın ülkenin küresel adalet anlayışının somut bir yansıması olduğunu dile getirdi.

Uluslararası adli iş birliğinin önemine değinen Gürlek, bir suçun failinin veya mağdurunun bir ülkede, dijital delillerinin başka bir ülkede, suçtan elde edilen gelirlerin ise üçüncü bir ülkede bulunabildiğini hatırlattı. Ülkeler arasındaki iş birliğinin yalnızca imzalanan anlaşmalarla ölçülmemesi gerektiğini, asıl başarının somut taleplere verilen hızlı ve etkili karşılıklarla ortaya çıkacağını ifade etti.

OECD'nin adalete erişim ve insan odaklı adalet sistemlerine ilişkin tavsiye kararının uluslararası çalışmalara önemli bir çerçeve sunduğunu belirten Gürlek, İstanbul'daki toplantının ülkeler arasında deneyim paylaşımı açısından fırsat oluşturduğunu söyledi. Adalet sistemlerine duyulan güvenin güçlendirilmesinin ülkelerin ortak sorumluluğu olduğunu vurgulayarak görüşmelerin yeni iş birliklerine katkı sağlamasını diledi.

İlgili haberler