İçeriğe geç
DOLAR 49,1975 Yükseliş +%0,06 EURO 55,0796 Düşüş −%0,61 GRAM ALTIN 6.494,63 Düşüş −%1,35 ÇEYREK ALTIN 10.653,94 Düşüş −%1,16 BORSA ENDEKSİ 12.122,94 Düşüş −%2,03
Dünya

Haberler Dünya

İspanya'da erken seçim kararı: Sanchez riske girdi

Başbakan Pedro Sanchez, konut krizine ilişkin teklifinin reddedilmesi üzerine parlamentoyu feshederek 29 Kasım'da erken seçime gidilmesine karar verdi.

Haber: Hür ve Türk
İspanya Başbakanı Pedro Sanchez konuşma yaparken

İspanya'da 2027 yılında yapılması planlanan genel seçimler öne çekildi. Başbakan Pedro Sanchez, parlamentoyu feshederek 29 Kasım tarihinde erken seçime gidilmesi kararını açıkladı. Sürpriz kararın ardında, Sanchez'in ikinci dönemindeki iç ve dış siyasi çatışmalarla geçen süreç yatıyor.

Erken seçim kararındaki kritik dönüm noktası, Sanchez'in konut krizine getirdiği çözüm önerisinin parlamentoda reddedilmesi oldu. Başkent Madrid'de 87 yaşındaki bir kadının evinden tahliye edilmesi, konut sorununu ülke gündeminin ilk sırasına taşıdı ve İspanya genelinde protestoların patlak vermesine yol açtı.

Göç ve yolsuzluk tartışmaları

Göç meselesi de seçim sürecinde öne çıkan başlıklardan biri. Yaklaşık bir milyon belgesiz göçmene yasal statü tanıyan Sanchez, göçün toplum ve ekonomi için faydalarını savunan Avrupalı liderler arasında yer alırken, aşırı sağcı Vox çok daha sıkı kontroller talep ediyor. Temmuz ayında 72 bin göçmenin İspanya'nın Afrika'daki toprağı Ceuta'ya kitlesel geçişi, yerel yetkilileri zor durumda bırakmış ve sınır kontrolü kapasitesi üzerine büyük siyasi tartışmaları tetiklemişti.

Muhalefet partileri, Sanchez'in yakın çevresindeki isimler ve ailesiyle ilgili soruşturma, dava ve mahkûmiyet kararlarını öne sürerek yolsuzluğu seçim kampanyasının ana temalarından biri haline getirmeyi planlıyor. Sanchez ise herhangi bir usulsüzlük yaptığı iddiasını defalarca reddetti ve bazı davaların hükümetine yönelik siyasi amaçlı bir kampanyanın parçası olduğunu savundu.

Anketlerde tablo nasıl?

Merkez sol blok, çoğu kamuoyu yoklamasında geride seyrediyor. Sanchez'in liderliğindeki Sosyalist Parti (PSOE), görevdeki sekiz yılı boyunca oy oranını yüzde 28 civarında tutabildi; bu oran, son seçimlerde yüzde 33 oy alarak birinci parti konumuna yükselen ancak güvenoyu için çoğunluk bulamayan merkez sağcı Muhafazakâr Halk Partisi'nin (PP) gerisinde kaldı. Sanchez'in koalisyon kurabilmesi için kritik önemdeki daha soldaki partilerin oy oranı ise şu anda yüzde 8 civarında görünüyor.

PP ile aşırı sağcı Vox arasında kurulacak bir koalisyon, 350 sandalyeli parlamentoda mutlak çoğunluğu sağlayabilecek tek kombinasyon olarak öne çıkıyor. Genç ve erkek seçmenlerin desteğiyle Vox'un oy potansiyeli yaklaşık yüzde 18 seviyesinde bulunuyor.

Sanchez'in siyasi mirası

Sanchez, İspanya'nın 1978'de diktatör Franco'nun ölümüyle demokrasiye geçişinden bu yana en uzun süre görev yapan ikinci başbakanı konumunda. Son iki yılı yolsuzluk soruşturmalarıyla gölgelenmesine rağmen, Sosyalist lider konut krizinin ve aşırı sağcı bir partinin iktidara gelme ihtimalinin, sandığa gitmeyebilecek sol eğilimli seçmenleri harekete geçireceğine güveniyor.

Sanchez; İran meselesinde ABD Başkanı Trump yönetimine karşı duruşu, yenilenebilir enerjiyi ve kapsayıcı göç politikalarını desteklemesi, Filistin'i tanıması, İsrail'e tepki olarak Eurovision'dan çekilmesi ve NATO üyelerinin yıllık gelirlerinin yüzde 5'ini NATO'ya harcamasını reddetmesi nedeniyle küresel solun gözünde öne çıkan bir isme dönüştü. Elon Musk başta olmak üzere tekno-feodallerle olan mücadeleleri de birçok kesimde beğeni topladı. Ancak ülkesindeki popülaritesi, yakın çevresine yöneltilen yolsuzluk suçlamaları ve Temmuz ayında Fas'tan Ceuta'ya aniden gelen on binlerce göçmenle sarsıldı.

Parçalı parlamento tabloyu belirleyecek

Ülkenin en büyük üçüncü partisi konumundaki Vox; daha sıkı göç kontrollerini, devlet yetkilerinin yeniden merkezileştirilmesini, vergilerin düşürülmesini ve birçok ilerici sosyal politikanın geri alınmasını savunuyor. PSOE'nin solundaki bir dizi parti ise Geniş Cephe adında yeni bir ortak platform kurmayı planlıyor; bu oluşumun Sosyalistleri desteklemesi, Sanchez'in iktidarını koruması açısından en büyük umut olarak görülüyor.

İspanya parlamentosu oldukça parçalı bir yapıya sahip ve bu durum küçük partilere yasalaşma sürecinde belirleyici bir güç veriyor. Bask Bölgesi'nde EH Bildu, Galiçya'da BNG, Katalonya'da ise sol eğilimli ERC ile sağ eğilimli Junts olmak üzere dört ayrılıkçı parti bulunuyor. EH Bildu, BNG ve ERC büyük ölçüde Sanchez'e destek verirken, Junts hükümetin aldığı önlemleri sık sık veto etti; bu önlemler arasında, başbakanın parlamentoyu feshetme kararına yol açan konut kararnameleri de yer alıyor. 29 Kasım'daki seçim, İspanya'nın Franco döneminden sonra ilk defa aşırı sağın parçası olduğu bir iktidarla mı, yoksa sol geleneğin devamıyla mı yönetileceğini gösterecek.

İlgili haberler