İçeriğe geç
DOLAR 49,5833 Yükseliş +%0,08 EURO 55,6228 Yükseliş +%0,06 GRAM ALTIN 6.574,82 Düşüş −%0,32 ÇEYREK ALTIN 10.743,81 Düşüş −%0,56 BORSA ENDEKSİ 11.606,30 Yükseliş +%1,54
Gündem

Haberler Gündem

Özel'den Halk TV ve 14 il için sokak çağrısı

YP Genel Başkanı Özgür Özel, Meclis grup toplantısında Halk TV önünde ve 14 ilde düzenlenecek eylemlere destek çağrısı yaptı; açıklamalar tartışma yarattı.

Haber: Hür ve Türk
Özgür Özel Meclis grup toplantısında konuşurken

YP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin Meclis grup toplantısında yaptığı konuşmayla gündeme oturdu. Özel, hem Halk TV önünde hem de 14 ilde düzenlenecek eylemlere katılım çağrısında bulundu.

Halk TV önünde buluşma çağrısı

Özgür Özel, Meclis kürsüsünden yaptığı açıklamada "Yarın akşam saat 19.00'da Halk TV'nin önünde bütün Halk TV izleyicileriyle birlikte destek olmaya, mücadele yapmaya, Halk TV'nin hakkını halk için savunmaya gidiyoruz" ifadelerini kullandı.

14 ilde eylem ve yürüyüş çağrısı

Sokak eylemlerinin kapsamını genişletmek istediğini belirten Özel, "Ayrıca basın meslek örgütleri pazartesi ve cumartesi günü sansüre hayır habere özgürlük diyerek 14 ilde saat 14.00'te yürüyüş, eylem ve basın toplantısı düzenliyorlar. Bu eylemlere bütün Yeni Partilileri, bütün muhalefetin sesinin kısılmasına isyan eden bütün demokratları yarın akşam Halk TV'ye, cumartesi de 14 şehirdeki basın meslek örgütlerinin eylemlerine davet ediyorum" dedi.

Gazeteciden tepki: "Şeytanla çözüm ortaklığı"

Gazeteci Melik Yiğitel, Özel'in açıklamalarına tepki gösterdi. Yiğitel, "Ben zaten meseleyi anlayamadım. Şöyle ki; şimdi bu ülkede rekabet var mı? Var. 198 tane parti var. Sandık var mı? O da var. Türkiye'de 2002 yılından bu yana AK Parti iktidara geldiğinden bu yana, ben yayına girmeden baktım, 18 tane seçim olmuş. Genel, yerel, referandum, Cumhurbaşkanlığı seçimi; 18 seçim. Yani bu ortalama 15 ayda bir seçim demek bu. Demokrasinin sigortası da işliyor, seçim. Ve her seferinde yenilmişsiniz. Yani bunun bedelini siz bu ülkeye mi ödeteceksiniz?" ifadelerini kullandı.

Gezi Parkı sürecine atıfta bulunan Yiğitel, "Kaldı ki Türkiye'nin pratiğinde de olan bir şeyden bahsediyoruz. Biz Gezi sürecinde Türkiye'ye kaybettirdikleri hâlâ ortadayken, ürettiği ekonomik maliyet, kardeşliği ve barışı tehdit eden durum ortadayken bundan ders çıkarmadan, sadece kendi kişisel hırsınız ya da kendi kişisel kariyeriniz üzerinden böyle bir şey yapmanın akılla, mantıkla bir izahı yoktur. Bunun adı çok net söylüyorum, teamülden söylüyorum; bu şeytanın çözüm ortaklığıdır. Yani şeytanla çözüm ortaklığı yapmaktır. Böyle bir sokak çağrısı ve kaos çağrısı yapmak ülkenin demokrasisine, itibarına, onuruna, geleceğine bir katkı değildir; tam tersi şeytanla bir çözüm ortaklığına girişmeniz anlamına geliyor" sözleriyle değerlendirmede bulundu.

"Fransa'daki kaostan mı ilham alındı?"

Özel'in söylemlerinin dış bağlantılarına işaret eden Yiğitel, "Şöyle, oradan buraya böyle bir şeyleri devşirme bir çabası açık görülüyor. Fakat Özgür Bey daha önce de birkaç kere bunu yaptı ve sokaktakiler de itibar etmedi. İnşallah yine etmezler, etmezler de; edeceğini de düşünmüyorum. Çünkü dediğim gibi, sokakta yaşananların toplamda Türkiye'nin demokrasisine yaşattığı hepimizin hafızasında canlı olarak duruyor. Bir de bu ülkenin artık böyle bir pratiği olmaması gerekiyor. Sözle neyi söyleyemiyorsunuz da sokakta bunu taşla, sopayla ifade edeceksiniz? Mesela sözle neyi söyleyemiyorsunuz? Ben az önce grup toplantısını izledim Özgür Bey'in, yani açtı ağzını yumdu gözünü. Yani sözle neyi söyleyemiyorsunuz da sokakta, şiddette, taşla, sopayla bunu anlatma ihtiyacı hissediyorsunuz?" şeklinde konuştu.

"Millet sokağı karıştıranlara izin vermez"

Geçmiş darbeler ve sokak hareketleri üzerinden konuşan Yiğitel, "Bunun adı şudur: Bu ülkenin pratiğinde geçmişte de yaşadık. Benim yaşım da fena değil, ben de 54 yaşındayım, çok hatırlıyorum birçok şeyi. Ne zaman sandıktan, seçimden umudunu kesenler ya sandığı tank paletleri arasına aldı, darbeyle bunu yaptı; ya da sokakları karıştırdılar. Peki demokrasinin kendini koruma hakkı da demokratik bir tutum değil midir? Şunu anlatmaya çalışıyorum: Siz eğer Türkiye'de bir iktidar değişikliği istiyorsanız bunun yolu, yöntemi bellidir; o sandıktan çıkacaksınız. Yani o sandığı sokakta parçalatmazlar kimseye. Çünkü bu ülke, bu demokrasinin bedelini fazlasıyla ödedi, tepeden inmedi. Biz demokrasinin bedelini çatır çatır ödeyerek bugüne geldik" dedi.

Açıklamalarının sonunda siyasetçilerin meşru zeminde kalması gerektiğini vurgulayan Yiğitel, "Tıkır tıkır işleyen demokrasimiz var. Eğer ben yayına girene kadar yeni bir parti kurulmadıysa 198 tane siyasi parti var şu anda. Ve her şeyi sözle ifade edebiliyoruz. Hakaret, küfür ve haksız bir suçlama içermiyorsa her şeyi sözle ifade edebiliyoruz değil mi? Dolayısıyla sandık ve rekabet olduğu sürece siyaset, 'daha iyi yönetirim' iddiasıdır. Siyasete kimse başka bir anlam biçmeye kalkmasın; bunun bedeli herkes için ağır olur. Bir vatandaş olarak, Türkiye Cumhuriyeti'nin bir vatandaşı olarak, demokrasiye inanan bir insan olarak söylüyorum: Bu ülke çok bedel ödedi, bunu kimseye yaptırmazlar. Demokrasinin kendini koruma refleksi vardır ve buna izin vermezler. Sandığa döneceksiniz, siyaset yapacaksınız, 'Daha iyi yönetirim' diyeceksiniz, halkı böyle ikna edeceksiniz. Sokağı karıştırmanın bedeli hepimize çok ağır olur" sözleriyle değerlendirmesini tamamladı.

İlgili haberler