İçeriğe geç
DOLAR 49,5565 Yükseliş +%0,10 EURO 55,7692 Yükseliş +%0,12 GRAM ALTIN 6.633,21 Düşüş −%0,03 ÇEYREK ALTIN 10.859,67 Yükseliş +%0,90 BORSA ENDEKSİ 11.721,72 Düşüş −%2,89
Dünya

Haberler Dünya

Lavrov Körfez'de kolektif güvenlik modeli önerdi

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Manama'daki zirvede Körfez'de kolektif güvenlik yaklaşımı önerirken, KİK Genel Sekreteri Budeyvi Rusya'dan İran'ın saldırılarını durdurma çağrısında bulundu.

Haber: Hür ve Türk
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov Manama'daki KİK zirvesinde konuşurken

Bahreyn'in başkenti Manama'da düzenlenen Rusya-Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) Stratejik Diyaloğu 9. Ortak Bakanlar Zirvesi'nde Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Körfez bölgesinde kolektif güvenliğe yönelik güncellenmiş bir yaklaşım önerdi. Toplantıya Bahreyn Dışişleri Bakanı Abdullatif bin Raşid ez-Zeyyani başkanlık etti, KİK ülkelerinin dışişleri bakanları ile KİK Genel Sekreteri Casim el-Budeyvi de katılımcılar arasında yer aldı.

Lavrov'dan diyalog çağrısı

Lavrov, Orta Doğu'da yeniden geniş çaplı bir savaşa sürüklenilmesini önlemeye yönelik KİK ülkelerinin çabalarını desteklediklerini söyledi. Bölgenin güvenliğinde kıyıdaş ülkelerin belirleyici söz hakkına sahip olması gerektiğini vurgulayan Lavrov, Körfez ülkeleri ile Irak ve Ürdün gibi komşu ülkeler arasında doğrudan diyalog kurulması çağrısında bulundu.

Rusya'nın Körfez'de kolektif güvenlik sistemi oluşturulmasına yönelik önerilerinin daha önce KİK ülkelerindeki siyasi, akademik ve uzman çevrelerle ele alındığını aktaran Lavrov, bölge dışındaki aktörlerin de bu sürece katkı sunabileceğini belirtti. Arap Birliği ve İslam İşbirliği Teşkilatı yönetimlerinin yanı sıra ilgili ülkelerin talep etmesi halinde Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin daimi üyelerinin de süreci destekleyebileceğini kaydetti.

KİK ülkeleriyle ilişkilerin geliştirilmesinin Rus dış politikasının öncelikleri arasında bulunduğunu belirten Lavrov, 2025 yılında karşılıklı ticaret hacminin yüzde 44 arttığını açıkladı. İşbirliğinin 2023-2028 dönemini kapsayan ortak eylem planı çerçevesinde sürdüğünü aktaran Lavrov, ekonomik ilişkilerin etkinliğinin bölgedeki istikrara bağlı olduğuna dikkat çekti.

Budeyvi'den İran'a sert eleştiri

KİK Genel Sekreteri Casim el-Budeyvi, Körfez ülkelerinin güvenlik ve egemenliklerini hedef alan saldırılarla karşı karşıya olduğunu, deniz ulaşımı ve enerji tedarikinin doğrudan tehdit edildiğini söyledi. Budeyvi, İran'ın 28 Şubat 2026'dan bu yana KİK ülkelerini 7 binden fazla balistik füze ve insansız hava aracıyla hedef aldığını öne sürdü. Saldırılarda havalimanları, limanlar, elektrik tesisleri, deniz suyu arıtma tesisleri ile petrol ve doğal gaz tesislerinin hedef alındığını, sivillerin de hayatını kaybettiğini aktardı.

Körfez ülkelerinin savaşın tarafı olmadığını vurgulayan Budeyvi, bölgeyi çatışmanın sonuçlarından korumak için çaba gösterdiklerini kaydetti. Yemen'deki Husilerin de Suudi Arabistan'daki havalimanlarına, sivil yapılara ve enerji tesislerine yönelik saldırılarını artırdığını belirten Budeyvi, bu saldırıları uluslararası hukuk ve uluslararası insancıl hukukun ihlali olarak nitelendirdi.

Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer özgürlüğü talebi

İran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki deniz ulaşımını aksatmasına, transit geçiş hakkını kısıtlama ve geçişler için ücret talep etme girişimlerine tepki gösteren Budeyvi, İran'la bağlantılı grupların Babulmendeb Boğazı ve Kızıldeniz'de de deniz ulaşımını tehdit ettiğini savundu. Bu eylemlerin uluslararası seyrüsefer kurallarını ihlal ettiğini ve küresel enerji ile gıda güvenliğini riske attığını belirten Budeyvi, Hürmüz Boğazı'ndaki deniz ulaşımının savaş öncesindeki düzeye dönmesi gerektiğini söyledi.

Budeyvi, İran'ın KİK ülkeleri ile Ürdün'e yönelik saldırılarını kınayan ve saldırıların durdurulmasını isteyen 2817 sayılı BMGK kararının tam olarak uygulanması çağrısında bulundu. Rusya'nın BMGK daimi üyesi olarak İran'ın karara uyması, saldırılarını durdurması ve seyrüsefer özgürlüğüne saygı göstermesi için etkin rol üstlenmesini beklediklerini ifade eden Budeyvi, Tahran yönetimini Körfez ülkeleriyle iyi komşuluk, egemenliğe saygı ve iç işlerine karışmama ilkelerine dayalı ciddi bir diyaloğa davet etti.

Bahreyn'den diyalog vurgusu

Bahreyn Dışişleri Bakanı Abdullatif bin Raşid ez-Zeyyani, bölgesel güvenliğin tehditlerle, gerilimi artırarak veya devletlerin egemenliğine müdahale ederek sağlanamayacağını belirtti. Uluslararası hukuka bağlılığın ve anlaşmazlıkların diyalog yoluyla çözülmesinin önemini vurgulayan Zeyyani, Hürmüz ve Babulmendeb boğazlarında deniz ulaşımının aksatılmasını ve ticari gemilerin hedef alınmasını kınadı.

Husilerin Suudi Arabistan'daki sivil yapılar ve havalimanlarına yönelik saldırılarını da kınayan Zeyyani, Riyad yönetiminin meşru müdafaa hakkını desteklediklerini ve Suudi Arabistan'ın güvenliğinin KİK ülkelerinin güvenliğinin ayrılmaz parçası olduğunu kaydetti. Rusya'nın İran'la ilişkilerini kullanarak Tahran'ı 2817 sayılı BMGK kararına uymaya teşvik etmesini ve İran'ın nükleer dosyasına ilişkin müzakere süreçlerine KİK ülkelerinin dahil edilmesini desteklemesini beklediklerini ifade etti.

Filistin, Suriye ve Ukrayna savaşı da masada

Budeyvi, Filistin meselesinin KİK'in öncelikleri arasında bulunduğunu belirterek, 1967 sınırlarında, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız Filistin Devleti'nin kurulmasına desteklerini yineledi. Gazze'de ateşkesin güçlendirilmesi ve sürecin ikinci aşamasının uygulanması çağrısı yapan Budeyvi, bu aşamanın İsrail'in Gazze'den tamamen çekilmesini, insani yardımların engelsiz ulaştırılmasını, yeniden imar çalışmalarının başlamasını ve Gazze ile Batı Şeria'nın Filistin yönetimi çatısı altında birleştirilmesini sağlaması gerektiğini söyledi.

Suriye'nin egemenliği, bağımsızlığı ve toprak bütünlüğüne desteklerini yineleyen Budeyvi, Rusya-Ukrayna savaşının uluslararası hukuk ve BM Şartı ilkeleri doğrultusunda, diyalog ve diplomasi yoluyla kapsamlı ve barışçıl bir siyasi çözüme kavuşturulması gerektiğini belirtti. Körfez ülkelerinin savaşın insani sonuçlarının hafifletilmesine katkı sunduğunu aktaran Budeyvi, Birleşik Arap Emirlikleri'nin arabuluculuğuyla binlerce esirin takas edildiğini, Suudi Arabistan'ın Cidde ve Riyad'da görüşmelere ev sahipliği yaptığını, Katar'ın arabuluculuğuyla da 100'den fazla çocuğun ailelerine kavuştuğunu ifade etti.

İlgili haberler