Kahveci: Maaşlar eski tahminlere göre belirlenmesin
Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci, yükselen enflasyon karşısında kamu görevlileri ve emeklilerin maaşlarının güncel ekonomik koşullara göre yeniden ele alınması gerektiğini açıkladı.
Türkiye Kamu-Sen ve Türk Sağlık-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci, resmi sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada enflasyon tahminlerinin yukarı yönlü revize edilmesine rağmen maaş artışlarının eski ekonomik varsayımlara göre belirlenmesinin doğru olmadığını savundu. Açıklamada güncel ekonomik verilere dikkat çekilerek kamu görevlileri ve emeklilerin gelirlerinin yeniden değerlendirilmesi talep edildi.
Eylül ayı enflasyonu yüzde 1,84
Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre eylül ayında enflasyon yüzde 1,84 olarak gerçekleşirken yıllık enflasyon yüzde 29,73 seviyesinde oluştu. Açıklamada, yılın ikinci yarısının ilk üç ayında kümülatif enflasyonun yüzde 5,6'ya ulaşmasının, temmuz ayında kamu görevlileri ve emeklilerin maaşlarına yapılan yüzde 7'lik artışın büyük ölçüde eridiğini gösterdiği belirtildi.
Hayat pahalılığının baskısı sürüyor
Yıllık enflasyonun yüzde 29,73 gibi yüksek bir seviyede seyretmesinin, hayat pahalılığının aile bütçeleri üzerindeki baskısının devam ettiğini gösterdiği ifade edildi. Dar ve sabit gelirliler açısından meselenin yalnızca ortalama enflasyon rakamlarından ibaret olmadığı vurgulanarak gıda, kira, ulaşım, eğitim ve temel ihtiyaçlardaki fiyat artışlarının kamu çalışanları ve emeklilerin günlük hayatında açıklanan ortalama rakamların çok ötesinde hissedildiği kaydedildi.
Merkez Bankası'nın tahminleri yükseldi
Açıklamada, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın da yıl içinde enflasyon tahminlerini yukarı yönlü revize ettiği hatırlatıldı. Mayıs ayında 2026 yıl sonu enflasyon tahmininin yüzde 26'ya çıkarıldığı, ağustos ayında ise bu tahminin bir kez daha yükseltilerek yüzde 28 olarak güncellendiği belirtildi. Enflasyona ilişkin beklentiler ve tahminler yukarı yönlü değişirken maaş artışlarının eski tahminlere göre belirlenmeye devam etmesinin doğru bir yaklaşım olmadığı ifade edildi.
Açıklamada "Enflasyon tahmini yükseltiliyorsa, çalışan ve emeklinin maaşına ilişkin hedefler de yeni ekonomik gerçeklere göre yeniden ele alınmalıdır." ifadelerine yer verildi. Kamu görevlileri ve emeklilerin ücretlerinin, gerçekleşme ihtimali kalmamış eski varsayımlara göre değil, güncel ekonomik şartlara ve hayatın gerçeklerine göre belirlenmesi gerektiği vurgulandı.
Bütçe sürecine dikkat çekildi
Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin yeni yasama dönemine başlamasıyla önümüzdeki dönemin en önemli gündemlerinden birinin bütçe olacağı belirtildi. Açıklamada bütçenin yalnızca kamu gelirlerinin ve harcamalarının sıralandığı teknik bir mali tablo olmadığı ifade edilerek "Bütçe, devletin sosyal ve ekonomik tercihlerinin, gelir dağılımına yaklaşımının ve vatandaşına sunduğu refahın en somut göstergelerinden biridir." denildi.
Bütçe politikasının temel hedeflerinden birinin adil gelir dağılımını sağlamak, çalışanların satın alma gücünü yükseltmek ve ekonomik büyümenin ortaya çıkardığı refahı toplumun bütün kesimlerine adaletli biçimde dağıtmak olması gerektiği kaydedildi. Önümüzdeki bütçe sürecinin, kamu çalışanları ve emeklilerin yıllardır yaşadığı gelir kayıplarının giderilmesi bakımından önemli bir fırsat olarak değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi.
Ek zam ve refah payı talebi
Türkiye Kamu-Sen olarak "Enflasyon tahminlerindeki yukarı yönlü revizyonlar doğrultusunda kamu görevlileri ve emeklilerimizin maaş artışları yeniden değerlendirilmelidir. Geçmiş kayıpları telafi edecek bir ek zam yapılmalıdır. Ekonomik büyümeden ve milli gelir artışından çalışan ve emeklilerimizin hak ettiği payı almasını sağlayacak kalıcı bir refah payı uygulaması hayata geçirilmelidir. Enflasyon farkı, altı ayın sonunda değil, oluştuğu ay itibarıyla maaşlara yansıtılarak kayıpların birikmesinin önüne geçilmelidir." diyoruz denildi.
Açıklamada "Bizim talebimiz ayrıcalık değil, ücrette adalet ve refahta paydır." ifadesi kullanıldı. Enflasyon beklentilerinin yükseldiği, hayat pahalılığının devam ettiği bir ortamda ücretleri eski tahminlere göre belirlemenin, çalışanı daha yılbaşından reel gelir kaybına mahkûm etmek anlamına geleceği vurgulandı. Yeni bütçenin, kamu çalışanının, emeklinin ve dar gelirlinin sofrasını küçülten değil büyüten, gelir dağılımındaki adaletsizliği derinleştiren değil azaltan bir anlayışla hazırlanması gerektiği belirtildi.







