İstanbul'da göçmen kuşlara halkayla kimlik veriliyor
İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Avcılar Yerleşkesi'nde yürütülen halkalama çalışmalarıyla Avrupa-Afrika arasında göç eden kuşlar kayıt altına alınıyor, göç rotaları belirleniyor.
İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Avcılar Yerleşkesi'nde sürdürülen kuş halkalama çalışmaları, Avrupa'dan Afrika'ya, Afrika'dan Avrupa'ya göç eden kuşları bireysel olarak kayıt altına alıyor. İstanbul, özellikle süzülerek göç eden kuşlar için dünyanın önemli göç güzergahlarından biri olsa da, kuşların büyük bölümü geceleri geçtiği için bu hareketlilik çoğunlukla fark edilmiyor.
Kuşlar, Afrika-Avrupa arasındaki uzun yolculuklarında enerji depolamak ve dinlenmek amacıyla İstanbul'un doğal alanlarını kullanıyor. Böğürtlen, incir ve çeşitli meyvelerin bulunduğu doğal vejetasyona sahip yeşil alanlar, göçmen kuşların beslenerek güç topladığı bölgeler arasında yer alıyor.
Japon sis ağlarıyla yakalanıp incelenoiyor
Çalışmalarda kuşların yakalanması için uluslararası ölçekte kullanılan Japon sis ağlarından yararlanılıyor. Genellikle kuşların beslendiği alanlarda kurulan ağlara giren kuşlar, düzenli kontrollerde ekipler tarafından sağlığına zarar verilmeden çıkarılıyor. Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) tarafından lisans verilmiş halkacılar, kuşların türünü, yaşını, mümkünse cinsiyetini, yağ ve kas durumunu, kanat-kuyruk uzunluklarını ve ağırlıklarını kayıt altına alıyor.
İşlemlerin ardından halkalanan kuşlar yeniden doğal yaşam alanlarına bırakılıyor. Romanya'da halkalanan küçük sinekkapan, Slovenya'da halkalanan kındıra kamışçını ve İsrail'de halkalanan karabaşlı ötleğen, İstanbul'da yeniden kaydedilen kuşlar arasında bulunuyor. İstanbul'da halkalanan bir karatavuk ise daha sonra Ukrayna'daki bir halkalama istasyonunda yeniden yakalandı.
Kuşların rotası Sahra Altı Afrika'ya kadar uzanıyor
Avcılar Yerleşkesi'nde halkalanan kuşların önemli bölümü sonbaharda Afrika'ya doğru hareket ediyor. Bir kısmı Sahra Altı Afrika'ya, bazıları Güney Afrika, Tanzanya ve Kenya'ya kadar ilerlerken, bazı türler Akdeniz kıyılarında veya Türkiye'nin güneyinde kışlıyor. Sadece 10 gram ağırlığındaki küçük sinekkapan gibi bazı türler ise Hindistan'a kadar uzanan bir rota izleyebiliyor.
"Kuşlara birer kimlik kazandırıyoruz"
İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Ormancılık Meslek Yüksekokulu Ormancılık Bölümü Avcılık ve Yaban Hayatı Programı Başkanı Öğr. Gör. Dr. Ergün Bacak, halkalama çalışmalarının kuşları bireysel olarak tanımaya imkan sağladığını belirtti. Bacak, "Tıpkı bizim kimlik numaralarımız gibi kuşlara birer kimlik kazandırıyoruz ve böylece de her bireyi ayırt ederek, onların davranışlarını inceliyoruz. Yaşam sürelerini, davranışlarını, üreme başarılarını, onlar için değerli yaşam alanlarını, özellikle de göç rotalarını, göç yollarını incelemeye çalışıyoruz" dedi.
Bacak, "İstanbul özellikle süzülerek göç eden kuşlar açısından dünyanın en önemli kuş göç güzergahlarından birisi. Halkalama çalışmalarıyla hangi türlerin hangi tarihlerde göç ettiğini, İstanbul'un hangi türler için değerli olduğunu da fark etmiş oluyoruz. İstanbul önemli bir yakıt istasyonu, dinlenme istasyonu" diye konuştu. Doğal bitki örtüsünün korunması gerektiğini vurgulayan Bacak, "Özellikle böğürtlenlerin, meyvelerin, incirlerin bulunduğu, doğal vejetasyonların bulunduğu alanlar kuşlar için çok önemli yakıt depolama alanları. Bu yüzden de böyle alanların doğal habitatıyla, doğal vejetasyonuyla bırakılması gerekiyor" ifadelerini kullandı.
Bu yıl bine yakın kuş halkalandı
Bu yılki çalışmalara 10 Ağustos'ta başladıklarını ve şu ana kadar bin kuşa yaklaştıklarını belirten Bacak, sayının devam eden çalışmalar nedeniyle henüz kesinleşmediğini söyledi. Bacak, "Normalde ilkbahar dönemlerinde 2 bin-2 bin 500 civarında kuş, sonbahar dönemlerinde 2 bin 500-3 bin civarında kuş halkalıyoruz. Geçtiğimiz yıl 7 binden fazla kuş halkaladık sonbahar döneminde. Bu dönemde muhtemelen 2 bin 500 ile 3 bin arasında kuş halkalayacağımızı tahmin ediyoruz" dedi.
Kuşların göç rotalarının türlere göre değiştiğini aktaran Bacak, 10 gram ağırlığındaki küçük sinekkapanın Hindistan'a, 20-30 gram ağırlığındaki bülbül ve benekli bülbülün ise Tanzanya ve Kenya'ya kadar gidebildiğini söyledi. Halkalanan kuşların DKMP adresinin bulunduğu bir halkaya sahip olduğunu belirten Bacak, "Dünyanın herhangi bir noktasında bu kuşlar ölü veya diri yakalandığı zaman bize geri bildirimleri olacak. Halkalama çalışmaları aslında uluslararası işbirliğini sağlıyor" ifadelerini kullandı.
Kuraklık göç dönemini etkiledi
Bacak, bu yılın kurak geçtiğini belirterek, "Sayıların biraz düşük olduğunu görüyoruz. Göç açısından nispeten verimsiz bir dönem geçiyor. Kuş halkalama çalışmalarının en önemli çıktılarından birisi küresel iklim değişikliğinin çevre üzerine, kuşlar üzerine ve dolayısıyla insan üzerine etkilerini incelemek" dedi.
Halkalama istasyonlarının çocukların doğayla buluşması açısından da önemli olduğunu belirten Bacak, "Bir kuşa dokunduğu zaman bir çocuk, ömrü boyunca aslında doğaya, kuşlara zarar vermez. Eğer bir kuşa dokunup da o kuşu doğaya salarsa bir çocuk, ömrü boyunca artık o bir doğa korumacıdır. İstanbul bu kadar kalabalık bir nüfusa sahip ve aslında çok kıymetli alanlara sahip. Büyürken bazı lokasyonları doğal haliyle bırakmamız gerekiyor" diye konuştu.






