Eli Cohen'in deşifre edilişine ilişkin yeni ayrıntılar
İsrailli casus Eli Cohen'in Suriye'de yakalanmasında rol oynayan emekli subay Said Caviş, operasyonun bilinmeyen yönlerini ve Cohen'in son günlerini anlattı.
İsrail'in en tanınmış casuslarından Eli Cohen'in Suriye'de yakalanması ve idam edilmesine ilişkin yıllardır bilinmeyen ayrıntılar yeniden gündeme geldi. Cohen'in yakalanmasında kritik rol oynayan emekli Suriye subayı Said Caviş, Suudi Arabistan merkezli Al Majalla'da yayımlanan röportaj dizisinde operasyonun perde arkasını anlattı.
Altı gün gizlice kontrol altında tutuldu
Caviş'in anlatımına göre Cohen, yakalandıktan sonra hemen tutuklanmadı ve 6 gün boyunca Ebu Rummane'deki dairesinde kontrol altında tutuldu. Cohen'in kullandığı şifrelerin çözülmesi amacıyla Beyrut'tan 'Üç Silahşörler' kitabı ile 'El-Muhtar' dergisinin ilgili sayısının getirildiğini belirten Caviş, bu süreçte Cohen'le normal bir şekilde görüştüklerini, hatta tedbir amacıyla birlikte restorana gittiklerini söyledi.
Caviş, operasyonda yabancı istihbarat servislerinin rolü olmadığını savundu. 'Operasyon tamamen kendi birimim olan 134 Numaralı Telsiz Gizli Servisi tarafından gerçekleştirildi' diyen Caviş, Sovyet istihbaratı veya Hindistan Büyükelçiliği'nin Cohen'in yakalanmasında rol oynamadığını ifade etti.
Fatiha Suresi üzerinden deşifre edildiği iddiası
Caviş, altıncı günün sonunda Cohen'in dönemin Suriye Devlet Başkanı Emin Hafız tarafından sorgulandığını anlattı. Cohen'in kendisini 'Kamil Emin Sabit, Suriyeli bir Arabım, ticaretle uğraşıyorum ve Müslümanım' şeklinde tanıttığını aktaran Caviş, Hafız'ın daha sonra kendisinden Fatiha Suresi'ni okumasını istediğini belirtti.
Caviş'in anlatımına göre Cohen'in sureyi okurken hata yapması üzerine Hafız, onun Müslüman olmadığı kanaatine vardı ve yanındakilere 'Bu bir Yahudi' dedi.
İdama karşı çıktı, 89 gün hapis yattı
Caviş, Cohen'in hayatta tutulmasının olası bir takas veya istihbarat alışverişi açısından daha değerli olabileceğini düşündüğünü ve bu nedenle idam kararına karşı çıktığını söyledi. Bu itirazının ardından 89 gün hapis cezası aldığını belirten Caviş, Cohen'in ölümünde bazı kişilerin çıkarı olabileceğine yönelik şüphelerini dile getirdiğini ifade etti.
İdamdan önceki iki saatlik görüşme
Caviş, Cohen'in idamından önceki gece hapishanede yaklaşık iki saat baş başa görüştüklerini anlattı. Bu görüşmede Cohen'in kendisine ağlayarak, bağlı olduğu yönetimin kendisini koruyacağına dair güvence verdiğini ancak sonunda idamla karşı karşıya kaldığını söylediğini aktaran Caviş, Cohen'in yeni doğan oğlundan da söz ettiğini belirtti. Caviş'in aktardığına göre Cohen, 'Bu çocuk yetim büyüyecek' dedi.
Cesedinin hâlâ Suriye'de olduğu iddiası
Caviş, Cohen'in idamından bir gece önce altı subayla defin yerini görüştüklerini söyledi. İsrail'in cesedi ele geçirmeye çalışabileceği endişesi nedeniyle sürekli nöbet tutulan bir askeri kışlanın girişinin defin yeri olarak seçildiğini aktaran Caviş, hangi kışlanın kullanıldığını kesin olarak bilmediğini ifade etti. Caviş, Cohen'in cesedinin halen Suriye'deki bir askeri kışlanın önünde gömülü olduğunu düşündüğünü söyledi.
Yıllar sonra ortaya çıkan kol saati
Caviş, Cohen'in ölümünden yıllar sonra ortaya çıkan kol saatine ilişkin de açıklamalarda bulundu. Eski Suriye Ulusal Güvenlik Bürosu Başkan Yardımcısı Ali Memlük'ün kendisine saatin fotoğrafını gösterdiğini anlatan Caviş, saati Cohen'in kullandığını teşhis ettiğini belirtti.
Caviş, Cohen yakalandığında saatin kolunda olduğunu ve sorgulamasını yapan subay Abdülkadir Abdülcelil'e verildiğini ileri sürdü. Yıllar sonra Birleşik Arap Emirlikleri'nin Şarika kentinde Abdülcelil ile karşılaştığını belirten Caviş, Abdülcelil'in saati kendisine göstererek Cohen'in saatini aldığını söylediğini aktardı.
Fransızca mesajlar ve davadaki bir sanık
Caviş, Cohen'in kullandığı yöntemlerden birinin telsiz mesajlarını Arapça veya İbranice yerine Fransızca göndermek olduğunu söyledi. Cohen'in gönderdiği metinlerin Posta Enstitüsü Müdürü Ahmed Şevki Al-Rashi tarafından tercüme edildiğini belirten Caviş, mesajların genel olarak günlük faaliyetlere ilişkin bilgiler içerdiğini ifade etti. Caviş ayrıca Cohen'in asıl amacının Suriye vatandaşlığı alarak hükümette görev üstlenmek olabileceğini öne sürdü.
Caviş, Cohen davasında yargılanarak ceza alan iş insanı Macid el-Ard'ın haksızlığa uğradığını savundu. Cohen ile el-Ard'ın yalnızca Avrupa'dan dönüş sırasında yolda karşılaştıklarını belirten Caviş, bu tanışıklığın el-Ard'ın Cohen'in casus olduğunu bildiğini göstermediğini ifade ederek onun masum olduğuna inandığını söyledi.
Eli Cohen kimdi?
İsrail'in önemli casuslarından biri olarak kabul edilen Eli Cohen, 'Kamil Emin Sabit' takma adıyla 1962-1965 yılları arasında Suriye'nin başkenti Şam'da faaliyet gösterdi. Suriyeli üst düzey askeri yetkililerle yakın ilişkiler kuran Cohen'in, Golan Tepeleri'ndeki askeri faaliyetler ve devletin karar mekanizmasına ilişkin bilgileri İsrail'e aktardığı belirtildi. Cohen, 18 Mayıs 1965'te idam edildi.







