Duran: Dezenformasyon ulusal güvenlik için tehdit
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Basın İlan Kurumu Sakarya Bölge Müdürlüğünün açılışında dezenformasyonla mücadeleye ve Türkiye'nin küresel konumuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, dezenformasyonla kirletilen bir iletişim ekosisteminin toplumsal huzur, milli birlik ve beraberlik ile ulusal güvenlik açısından ciddi bir tehdit oluşturduğunu söyledi. Duran, bu değerlendirmeyi Basın İlan Kurumu Sakarya Bölge Müdürlüğünün resmi açılış töreninde yaptı.
Açılışta konuşan Duran, dünyada belirsizliklerin hakim olduğu, ticaret savaşlarının arttığı ve sıcak çatışmaların devam ettiği bir dönemden geçildiğini belirtti. Türkiye'nin bu süreçte çevresinde barış, istikrar, güvenlik ve ekonomik iş birliği oluşturmak için önemli çalışmalar yürüttüğünü ifade etti.
BİK'in medya ekosistemindeki rolüne vurgu
Duran, Basın İlan Kurumu'nun 1961 yılından bu yana üstlendiği sorumluluk ve işleviyle medya ekosisteminin en önemli yapı taşlarından birini oluşturduğunu söyledi. "Resmi kurumlara ait ilan ve reklamların süreli yayınlara adil biçimde dağıtılmasını temin ederek basın kuruluşlarına önemli bir destek sağlıyor. Yine gazetecilere ve basın kuruluşlarına yönelik yürüttüğü eğitim programları, projeler ve destek mekanizmalarıyla medya dünyamızın hem bugününe hem de yarınlarına çok kıymetli katkılar sunuyor" dedi.
Basın kuruluşlarına sağlanan kredi desteklerini ve İletişim Fakülteleriyle birlikte hayata geçirilen eğitim ve staj programlarını önemli bulduğunu belirten Duran, "Basın İlan Kurumu'nun gerek kendi uhdesinde gerek başka kurum ve kuruluşlarla iş birliği içerisinde sürdürdüğü çalışmaları, İletişim Başkanı olarak yakından ve memnuniyetle izlediğimi ifade etmek isterim" ifadelerini kullandı.
Türkiye'nin küresel konumu
Türkiye'nin dünyada giderek artan bir rol üstlendiğini belirten Duran, "Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliğinde Türkiye, etrafında barış, istikrar, güvenlik, ekonomik iş birliği oluşturmaya çalışan önemli ülkelerden birisi durumundadır. Türkiye, yükselen güçler arasındaki en önemli ülkelerden birisidir" dedi. Ekonomiden askeri alana, politikadan teknolojiye, sanayiden eğitime kadar köklü değişimler yaşandığını, Türkiye'nin bu dönüşümdeki rolünün Cumhurbaşkanının Birleşmiş Milletler seyahatinde de görüldüğünü söyledi.
Cumhurbaşkanının Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurul görüşmelerine katılmak üzere New York'ta bulunduğunu hatırlatan Duran, konuşmanın başta Gazze olmak üzere dünyada yaşanan adaletsizliklere işaret ettiğini ve büyük teveccüh gördüğünü belirtti. Türkiye'nin yıllardır küresel ve bölgesel çatışmaların diplomatik yöntemlerle çözülmesini ve çok taraflı iş birliğini savunduğunu, bunun Ukrayna ve Ortadoğu'daki krizlerde bizzat inisiyatif alınan bir husus olduğunu kaydetti.
COP31 zirvesi ve Türk-Amerikan ilişkileri
Duran, BM ziyareti sırasında Türkiye'yi ilgilendiren iki önemli başlık olduğunu aktardı. Bunlardan birinin Kasım 2026'da Antalya'da düzenlenecek COP31 zirvesi olduğunu, Cumhurbaşkanının İklim Eylemi ve Adil Geçiş Üst Düzey Toplantısı'na katılarak Türkiye'nin hazırlıklarını uluslararası kamuoyuyla paylaştığını söyledi.
İkinci başlığın ise 2027 yılının Türk-Amerikan diplomatik ilişkilerinin tesisinin 100. yılı olması olduğunu belirten Duran, İletişim Başkanlığı olarak 21 Eylül 2026 tarihinde New York'ta Dışişleri Bakanının katılımıyla "100. Yıla Girerken Türkiye-ABD İlişkileri" başlıklı bir panel düzenlediklerini söyledi. "Şimdi önümüzde yeni bir dönem, yeni bir yüzyıl başlıyor" dedi.
Dezenformasyonla 24 saat mücadele
Dijitalleşme, yapay zeka teknolojileri ve algoritmaların haber üretiminden bilgi dolaşımına kadar iletişim süreçlerinin tamamını yeniden şekillendirdiğini belirten Duran, İletişim Başkanlığı olarak bu dönüşümün olumlu taraflarından medya ve toplumun azami ölçüde istifade etmesini sağlamaya çalıştıklarını söyledi. "Bir yandan dezenformasyonla 24 saat esasında mücadele ederken, diğer yandan medya okuryazarlığının ve dijital okuryazarlığın milletimiz nezdinde gelişmesi için var gücümüzle çalışıyoruz" dedi.
Güvenilir habercilik anlayışının desteklenmesini, etik gazeteciliğin güçlendirilmesini ve nitelikli, donanımlı, ahlaklı gazetecilerin yetiştirilmesini elzem gördüğünü ifade etti.
Yerel medyaya vurgu
Yerel medya kuruluşlarının bir şehirde yaşanan gelişmeleri halka aktarmanın ötesinde fonksiyonlara sahip olduğunu belirten Duran, "Yerel medya, Cumhurbaşkanımızın ifadeleriyle, milletin sesidir ve milletin sesi gür çıktıkça demokrasimiz gelişmeye, serpilmeye, sağlam temeller üzerinde yükselmeye devam edecektir" dedi. Afet ve kriz anlarında haber alma ihtiyacını karşılamak için gösterdikleri fedakarlıklar için ulusal ve yerel medyada görev yapan gazetecilere teşekkür etti.
İletişim Başkanlığı görevine başladığından bu yana basın mensupları ve yerel medya kuruluşlarının yöneticileriyle fırsat buldukça bir araya geldiğini belirten Duran, "Yerel basınımız ne denli güçlü olursa o ölçüde güçlü bir medya ekosistemi tesis edebileceğimize, çok sesliliğe katkı sağlayabileceğimize inanıyoruz" ifadeleriyle sözlerini tamamladı.






