Ayazağa'da sel: Esnaf sürücüyü canını hiçe sayarak kurtardı
Sarıyer Ayazağa'da sağanak yağışın yol açtığı selde aracında mahsur kalan sürücüyü, esnaf Recep Uzunkavak canı pahasına suya girerek ön camdan kurtardı. Kurtarma anları güvenlik kamerasına yansıdı.
İstanbul Sarıyer Ayazağa Mahallesi'nde sağanak yağışın neden olduğu selde aracında mahsur kalan bir sürücü, esnaf Recep Uzunkavak tarafından kurtarıldı. Uzunkavak, canını hiçe sayarak girdiği sel suyunda sürücüyü aracın ön camından çıkardı.
Kurtarma anları kamerada
İHA'nın haberine göre İstanbul'da geçtiğimiz günlerde etkili olan sağanak yağmurun ardından Ayazağa Mahallesi'nde birçok iş yeri sular altında kaldı, selle birlikte araçlar sürüklendi. Bazı araçlar suda mahsur kalırken, bir aracın sürücüsü de tüm çabalarına rağmen aracından çıkamadı.
Çevrede bulunan esnaf Recep Uzunkavak, mahsur kalan sürücünün yardımına koştu ve canı pahasına sel suyuna girdi. Uzunkavak, panik içindeki sürücüyü aracın ön camından çıkararak kurtardı. O anlar güvenlik kamerasına yansıdı.
'Canım pahasına kurtarmayı göze almıştım'
Selde mahsur kalan sürücüyü kurtaran işletme sahibi Recep Uzunkavak, yaşadıklarını şöyle anlattı: "14 Ekim'de yaşanan sel sonucunda dükkanımdaki tüm her şeyi bıraktım. Bir aracın içerisinde, şoför mahsur kalmıştı. Ön kaput ve cama kadar su vardı. Aracın içerisinde de su olduğunu gördük ve adamın orada can çekiştiğini gördüm. Canım pahasına adamı kurtarmayı göze almıştım. Adamı gidip oradan kurtarmaya çalıştım. Bayağı da bir zorladım. Camdan çıkarttık adamı. Kapıdan da çıkartamadık. Bayağı bir yordu. Dengemi kaybettim. Ama kurtarabildik, çok şükür. Buraya geldim hemen tişörtümü çıkarttım. Eşime, gitmesem adamın öleceğini söyledim. Soğuktan değil, o soğukkanlılıkla çok titriyordum. Vücudum soğumuştu."
'Her şey çok hızlı gelişti'
O gün selde hiçbir eşyasını kurtaracak durumu olmadığını belirten Recep Uzunkavak, "Her şey çok hızlı gelişti. Yaklaşık 5 dakika içerisinde yerle bir oldu burası. Sel ve suların içerisinde kaldık. Eşimle birlikte kazıyarak yapmış olduğum dükkanım telef oldu, gitti. Elektronik eşyalar gitti. Spot makineler gitti. Ne varsa, arsa bütün her şeyim gitti" dedi.
Uzunkavak sözlerini şöyle sürdürdü: "Sadece sevindiğim, yanımda çalışan personellerimin canını kurtarmam. Boğulma içinde olan bir insanın canını kurtarmam. Sadece bunlara seviniyorum. Dünya malı bir şekilde yerine getirilebilir ama bir insanın canı hiçbir şekilde yerine getirilemez. Bir vatandaş olarak üstüme düşeni fazlasıyla yaptığımı düşünüyorum. Zararım çok büyük. Devletimizden mağdur olduğumuz durumla ilgili bize el uzatmasını bekliyoruz."







