İçeriğe geç
DOLAR 49,3944 Yükseliş +%0,03 EURO 55,0164 Düşüş −%0,58 GRAM ALTIN 6.507,02 Düşüş −%1,51 ÇEYREK ALTIN 10.662,06 Düşüş −%1,17 BORSA ENDEKSİ 12.172,02 Düşüş −%0,64
Ekonomi

Haberler Ekonomi

131 fonun tasfiyesine yönelik kanun teklifi TBMM'de

SPK'nın tasfiyesine karar verdiği yedi portföy yönetim şirketine ait 131 fon için hazırlanan dokuz maddelik kanun teklifi, varlıkların yeniden değerlendirilmesini ve geri kazanım sürecini düzenliyor.

Haber: Hür ve Türk
TBMM'ye sunulan fon tasfiyesi kanun teklifini simgeleyen borsa ve finans görseli

Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) 17 Eylül 2026 tarihli kararlarıyla yedi portföy yönetim şirketine ait 131 fonun tasfiyesine karar verildi. SPK'nın 23 Eylül tarihli açıklamasına göre bu fonlardaki tekil yatırımcı sayısı 455 bin 758 olarak belirlendi.

AK Parti milletvekillerinin imzasını taşıyan dokuz maddelik kanun teklifi cuma günü TBMM Başkanlığı'na sunuldu. Teklif, yalnızca elde kalan varlıkların satılıp dağıtılmasını değil, fonların gerçek ekonomik değerinin yeniden hesaplanmasını ve hukuka aykırı yollarla fon malvarlığından çıkarılan değerlerin geri kazanılmasını öngörüyor.

Fiili yatırım tutarı esas alınacak

Teklifin en kritik ayrıntılarından biri, yatırımcının hesabında görünen rakamla tasfiye sırasında esas alınacak tutarın aynı olmak zorunda olmaması. Teklifin 4'üncü maddesine göre, tasfiye varlıkları tüm yatırımcıların hesaplanan tutarlarını karşılamaya yetmezse net yatırım tutarı, fona yapılan nakit girişleri ve fondan çekilen tutarlar dikkate alınarak hesaplanacak.

Geçmişteki giriş ve çıkışlar, tasfiye tarihine kadar TÜFE ile Yİ-ÜFE değişim oranlarının aritmetik ortalaması kullanılarak güncellenecek. Çıkışlar ise 'ilk giren ilk çıkar' yöntemiyle mahsup edilecek. Bu hesaplama, yatırımcının nihai alacağını belirleyen bağımsız bir tazminat mekanizması değil; kaynağın yetersiz kaldığı durumda ara dağıtımın sınırını belirleyen bir ölçüt niteliği taşıyor.

Bir milyon TL sınırı

Teklif, tasfiye tamamlanmadan önce yatırımcılara ara ödeme yapılabilmesine imkân tanıyor. Öngörülen üst sınır her yatırımcı için her fonda ayrı ayrı uygulanabilecek şekilde düzenleniyor; ara ödeme, yatırımcının endeksleme uygulanmadan hesaplanan net yatırım tutarını aşamayacak.

Dağıtılabilir nakit tüm yatırımcılara ödeme yapmaya yetmezse SPK'ya iki seçenek tanınıyor: Net yatırım tutarı en düşük yatırımcıdan başlayarak ödeme yapılması veya tüm yatırımcılara uygulanacak asgari bir ara ödeme belirlenmesi. Ara ödeme karşılığında yatırımcının fon payları hemen iade edilmeyecek; payların iadesi nihai tasfiye sırasında yapılacak.

Erken çıkanların kazancı yeniden hesaplanabilir

Teklif, tasfiye kararından önce fondan çıkmış ve gerçeğe aykırı oluştuğu belirtilen değerler üzerinden ödeme almış kişilerin, olağan piyasa getirisini aşan kazançlarını gönüllü olarak iade edebilmesine imkân tanıyor. İade konusu, yatırımcının fiili yatırım tutarı ve fonda kaldığı süre dikkate alınarak hesaplanan emsal getiriyi aşan bölümle sınırlı olacak.

Emsal hesaplamasında aynı yatırım stratejisi kategorisindeki fonların yıllık ortalama getirisi esas alınacak; tasfiye kapsamındaki fonların getirileri bu hesaba dahil edilmeyecek. İade mekanizması gönüllülük esasına dayanıyor ve hukuki ya da cezai sorumluluğu ortadan kaldırmıyor.

Fon malvarlığından çıkarılan değerlerin kapsamı

Teklifin 5'inci maddesi, fon malvarlığından çıkarılan değerlerin kapsamını geniş tutuyor. Karşılıksız veya muvazaalı kredi, borç, avans, teminat, devir, temlik, alım-satım, repo ve ters repo işlemleri bu kapsamda sayılıyor. İlişkili taraflara, hâkim ortaklara, yöneticilere ya da üçüncü kişilere aktarılan değerler de değerlendirmeye alınabilecek.

Sorumluluk zincirinde öncelik fonun kurucusu veya yöneticisi olan portföy yönetim şirketine veriliyor. Tahsilatın sağlanamaması halinde sorumluluk, SPK tarafından belirlenen gerçek ve tüzel kişilere yönelebilecek; görevden ayrılmış olmak geçmiş dönemdeki sorumluluğu ortadan kaldırmayacak.

TMSF'ye dava sonucu beklemeden satış yetkisi

Teklifin 6'ncı maddesine göre, fonlarla bağlantılı soruşturmalarda el konulan para ve sermaye piyasası araçlarının fona iadesi hukuken mümkünse, ilgili savcı, hâkim veya mahkeme iade kararı verebilecek. TMSF'nin kayyım olarak atanması halinde, gayrimenkul gibi varlıkları dava sonucunu beklemeden satması veya tasfiye etmesi öngörülüyor.

Yargılama sonunda müsadere edilen bir değerin fondan çıktığı veya fon zararının karşılığı olduğu mahkemece belirlenirse, söz konusu değer Hazine'ye gelir kaydedilmek yerine ilgili fona aktarılabilecek.

Ayrı alt hesaplar ve koruma mekanizması

Teklif, her fon için TMSF nezdinde ayrı alt hesaplar oluşturulmasını öngörüyor. Bu tutarlar TMSF'nin kendi malvarlığından ayrı izlenecek ve yalnızca ilgili fonun tasfiyesi için kullanılabilecek. Bu hesaplardaki tutarlar kamu alacakları için dahi haczedilemeyecek, teminat gösterilemeyecek.

Teklifin 3'üncü maddesi ise, piyasa bozucu eylemler, bilgi suistimali veya piyasa dolandırıcılığı fiillerini işlediği SPK tarafından tespit edilen kişi ve kurumlara bu özel sistem üzerinden ödeme yapılmamasını düzenliyor.

Kamu bütçesinden kaynak kullanılmayacak

Teklifin genel gerekçesinde, yatırımcılara yapılacak ödemelerde kamu bütçesinden kaynak kullanılmayacağı belirtiliyor. Ödemeler fonların mevcut malvarlığından ve geri kazanılan değerlerden karşılanacak. SPK ve Yatırımcı Tazmin Merkezi'ne ise dava ve takip süreçleri için dışarıdan avukatlık, muhasebe ve yazılım geliştirme hizmeti alabilme imkânı tanınıyor.

455 bin 758 tekil yatırımcının bulunduğu dosyada, kayıtların mutabakatı ve her fonun kendi hesabının ayrıştırılması teknik olduğu kadar hukuki bir süreç olarak öne çıkıyor. Geri kazanımın ne kadarının sağlanabileceği ve yatırımcılara nihai olarak hangi tutarların ödenebileceği, komisyon ve Genel Kurul süreciyle, SPK'nın belirleyeceği uygulama esaslarıyla netleşecek.

İlgili haberler